Ofset baskı nedir

“Ofset sözcüğü dilimize İngilizceden “OFF-SET” kelimesinden gelmiştir 1905 yılında Amerikalı Rubel, taşbaskı tekniğini geliştirmek için rotatif bir makine üzerinde çalışırken bir rastlantı sonucu ofset baskıyı bulmuştur. 1907 yılında Batı Almanya’da Caspar Hermann ilk tabaka ofset ve rotatif ofset makine planlarını üç silindir sistemine göre hazırlamıştır ve bu planlar doğrultusunda Alman firmaları 1. Dünya Savaşına kadar bu baskı makinelerini imal etmişlerdir. Ancak, savaş sırasından savaşın bitimine kadar olan sürede ofset makineleri ile ilgili gelişmeler durmuştur. Bu duraksamaya rağmen 1. Dünya Savaşının bitmesinden sonra başlayan çalışmalar, 1930’lu yıllarda makinelerin hızının saatte 3000’e kadar ulaşmasını sağlamıştır . Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında ofset baskı teknolojisinde büyük gelişmeler olmuştur.
Ofset baskının temeli litografi (taş baskı) tekniğine dayanır. Ofset baskı litografi baskı tekniğinin ilerlemiş düzeydeki baskı tekniğidir. Ofset baskıda kalıp olarak litografi baskıdaki kalıp olarak kullanılan taş yerine, baskı silindirini çevreleyecek şekilde üretilen ince, esnek özellikteki metal levha kullanılmıştır ve görüntü kauçuğa ters olarak geçer. Yumuşak özelliği olan kauçuk görüntüdeki bütün detayların kâğıda geçişini sağlamaktadır.
Çoğunlukla afiş, dergi, broşür, katalog vb. görsel ürünler günümüzde ofset baskı tekniği kullanılarak basılır. Baskı hızının yüksek olması, görsel kalitesinin yüksek olması, kalıplarının inceliği ve arşivleme özelliğinin daha uygun olması ofset baskı tekniğini kullanım açısından yaygın hale getirmiştir.

Ofset baskı, 1904 yılında, Amerikalı Ira W. Rubel tarafından bulunmuş, genellikle kağıt yüzeyine baskıda kullanılan baskı tekniğidir. Günümüzde kitapların, gazetelerin, dergilerin, broşürlerin, faturaların, kartvizitlerin ve karton ambalajların basımında kullanılır.

Ofset ismi dilimize ingilizce de “off-set” kelimesinden geçmiştir. Sırasıyla mürekkebin endirek yolla kauçuk vasıtasıyla kâğıda geçmesi demektir. Her türlü belli gramaja kadar kâğıt vb. materyal üzerine baskı yapmak mümkündür.

Ofset sistemi aslında taş baskı sistemine benzer, ancak kalıp üzerindeki yükseklik farklarından yararlanmaz. Kalıp yüzeyi düzdür. (Yüzey üzerinde çok küçük bir emülsiyon tabakası kalınlığı farkı vardır ancak bu kalınlık görüntü oluşturmada etkin değildir) Kalıp yüzeyinde emülsiyon olan yani basılacak alanlar ve emülsiyon olamayan basılmayacak alanlar vardır. İş olan yani basılacak alanlar emülsiyon tabakasıyla kaplıdır. İş olmayan alanlarda ise emülsiyon tabakası yoktur. İş olan yerler mürekkebi, iş olmayan yerler ise gren çukuru denilen mikrometrik gözenekler ile suyu tutar. Burada su ve mürekkebin birbirine karışmaması prensibinden faydalanılır. Böylelikle iş olan yerlerde bulunan mürekkep baskıyı gerçekleştirir. Diğer boş alanlarda gren
çukurları su ile dolu olduğu için mürekkebi iter ve o bölgeler baskı uygulayamaz. Ofset baskı tekniği temel olarak üç prensiple çalışır; 1. Düz baskı sistemi 2. Endirekt baskı sistemi 3. Suyun yağı itme prensibi Ofset baskı sistemine düz baskı denilmesinin nedeni kalıp üzerinde görüntüyü oluşturan kısımlar ile oluşturmayan kısımlar arasındaki yükseklik farkı yok denilecek kadar az olmasıdır. “Endirekt baskı tekniği denilmesinin nedeni ise baskı altı malzemesi üzerine görüntü direkt kalıptan aktarılmaz. İlk olarak kalıp üzerinde bulunan düz görüntü blanket adı verilen malzemeye ters olarak aktarılır. Daha sonra blanket üzerindeki ters görüntü belirli bir forsayla (basınçla) baskı altı malzemesine düz olarak aktarılır.

Ofset baskı sisteminde bir işin basılabilmesi için; fabrikasyon olarak emülsiyonla ışığa karşı hassas duruma getirilmiş ofset baskı kalıbının üzerine, basılacak iş için hazırlanmış filmden pozlandırma işlemi gerçekleştirilerek, görüntü aktarılır. Daha sonra bu kalıp banyo işlemine tabii tutularak, baskıyı gerçekleştirecek emülsiyonlu bölgelerin sabitlenmesi sağlanır. Banyodan sonra kalıp su ile iyice yıkanarak, iş olmayan yerlerdeki emülsiyon kalıntılarının çözülmesi sağlanır. Temizlenen baskı kalıbı, baskı makinesi üzerinde kalıp kazanına takılır. Makinede üç kazan (silindir) bulunur. Bunlar; kalıp kazanı, blanket (kauçuk) kazanı ve baskı kazanıdır (Beytut, 1990). Baskı aşamasında kalıba ilk önce, üzerinde nemlendirme suyu bulunan nemlendirme merdaneleri temas eder. Kalıp yüzeyinde pürüzlü (grenli) olan, baskı yapmayacak yüzeyler nemlendirme suyu ile ıslanır. Diğer emülsiyonlu yüzeyler ise kuru kalır. Daha sonra baskı kalıbı üzerine mürekkep merdaneleri temas ettirilerek mürekkep verilir. Bu sefer mürekkep, yapısındaki yağ nedeniyle ıslak yüzeylere tutunamaz, kuru olan baskıyı yapacak, emülsiyonlu yüzeylere tutunur.

Kalıp üzerinde oluşan görüntü, okuma açısından düzdür. Bu görüntü kalıp ile blanket kazanının teması ile blankete aktarılır. Blanket üzerinde oluşturulan görüntü terstir. Blanket ile baskı kazanı arasındaki forsanın etkisiyle aradan geçen baskı altı malzemesi üzerine görüntü düz olarak aktarılır. Daha sonra basılmış malzemeler taşıyıcı makaslar tarafından istif bölümüne getirilerek, burada istiflenir ve böylece baskı gerçekleşmiş olur.

Blanketler, yüzeyi kauçuk denilen esnek bir malzemeyle kaplanmış, alt kısmı dokumadan oluşturulan kalıptaki görüntüyü baskı altı malzemesine aktaran ara materyaldir. Esnek ve kalıptaki görüntüyü en iyi şekilde aktarması blanketlerden beklenen en temel özelliktir. Blanketin sert, yumuşak, havalı ya da havasız çeşitleri vardır. Baskıya başlarken kalıbın kauçukla teması uzun sürer. Fakat baskı sürati fazlalaştıkça bu süre azalır

Ofset Baskıda Kâğıt Matbaacılıkta her iş kaliteyi gerektirir. Bu kaliteyi tespit edebilmek için bazı kontroller ve kullanılacak kâğıt hakkında bir takım bilgiler edinilmelidir. Basılacak olan işin türüne göre kâğıt seçimi yapılmalıdır. Yanlış seçilen kâğıtların baskı sırasında pek çok problemler çıkardıkları bilinmektedir. Kâğıdın baskıya yatkınlığı, makineden problem çıkarmadan geçmesiyle ölçülebilir. Problemli kâğıtlar imalatı yavaşlatır ya da işin maliyetini arttırabilir.

Ofset baskı sisteminde her türlü kâğıda kusursuz ve kaliteli baskı yapmak mümkün değildir. Ofset baskıda kullanılan kâğıtlarda iyi kaliteli, toz bırakmayan ve düzgün satıhlı olması gibi özellikler aranır. Bu tür kâğıtların yolmaya karşı direnci de fazladır. Ofset baskıda kullanılacak kâğıtların saklandığı ortamın nem oranı standartlara uygun olmalıdır. Kâğıdın nem oranı ile ortamın nem oranı arasında % 10’dan fazla fark olmamalıdır. Eğer bu orandan fazla fark olursa baskı sırasında çeşitli zorluklarla karşılaşılabilir. Kâğıt içerisinde nem oranının fazla olması içerisinde barındırdığı liflerin şişmesine ve kâğıdın yapısının deforme olmasına neden olur. Yani kâğıdın yapısında istenmeyen dalgalanmalar meydana gelir. Aynı zamanda kâğıt üzerinde mürekkebin fiziksel ve kimyasal olarak kurumasını zorlaştıracağı ve baskı sırasında problem oluşturacağı için bu durum baskı kalitesini olumsuz yönde etkiler. Ayrıca kâğıdın pH değeri baskı kalitesini önemli oranda etkiler. Kâğıdın pH değeri kâğıdın içerdiği alkali ve asit miktarını belirtir. Asit veya alkali özelliğinin derecesi 14 bölümlük skalayla ölçülür. Skaladaki “0” değeri kâğıdın çok kuvvetli derecede asidik, “14” değeri ise çok kuvvetli alkali olduğunu gösterir .

cam reklam giydirme fiyat
arac kaplama sokumu videosu

Benzer Konular